Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimi dışında, yasa dışı olarak faaliyet gösteren forex platformları, yüksek ve garantili getiri gibi gerçeğe aykırı vaatlerle yatırımcıları hedef alan organize suç şebekelerinin en yaygın kullandığı araçlardan biri haline gelmiştir. Bu faaliyetler, mağdurların ciddi maddi kayıplar yaşamasına neden olmakla birlikte, hukuki zeminde “nitelikli dolandırıcılık” suçunu teşkil eden ağır bir fiildir.
Yasal ve Yasa Dışı Platformların Hukuki Statüsü
Hukuki sürecin temelini, işlem yapılan platformun yasal statüsünün doğru bir şekilde tespiti oluşturur. Türkiye’de bir forex platformunun yasal kabul edilebilmesi için SPK tarafından belirlenen katı kurallara uyması zorunludur.
| Kriter | SPK Lisanslı Yasal Aracı Kurum | Yasa Dışı Dolandırıcılık Platformu |
|---|---|---|
| Yetki ve Denetim | Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilmiş ve periyodik olarak denetlenmektedir. | Hiçbir yasal yetkisi veya denetimi yoktur. |
| Teminatların Muhafazası | Yatırımcı teminatları, kanun gereği Takasbank A.Ş. nezdinde, yatırımcının kendi adına açılan hesaplarda saklanır. | Para, genellikle üçüncü şahıslara veya ilgisiz faaliyet alanlarına sahip paravan şirketlerin banka hesaplarına transfer edilir. |
| Para Transferleri | Para transferleri, aracı kurumun kendi kurumsal banka hesabına yapılır. | Sürekli değişen şahıs veya şirket hesaplarına para gönderilmesi istenir. |
Suçun Hukuki Vasıflandırılması ve Kanuni Dayanaklar
Yasa dışı forex faaliyetleri, birden fazla hukuk dalını ilgilendiren karmaşık bir yapıya sahiptir.
Ceza Hukuku Yönünden: Nitelikli Dolandırıcılık Suçu
Bu eylemler, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi kapsamında ele alınır.
TCK Madde 158/1-f: “Dolandırıcılık suçunun; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
Detaylı kanun metni için Mevzuat.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
Yargıtay‘ın yerleşik içtihatlarına göre, bir internet sitesi veya mobil uygulama üzerinden yatırımcılara ulaşıp hileli vaatlerle menfaat temin etmek, bu suçun nitelikli halini oluşturur. Suçun unsurları; failin hileli davranışları, mağdurun bu davranışlar neticesinde aldanması ve bu aldanma sonucu failin kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamasıdır.
Borçlar Hukuku Yönünden: Haksız Fiil Sorumluluğu
Mağdurun maddi kaybının tazmini için dayanak ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil hükümleridir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (dolandırıcılık) başkasının malvarlığında zarara yol açan kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu madde, mağdurlara alacak davası açma hakkı tanır.
Forex Dolandırıcılığı ve Yargının Yaklaşımı: Suçun Tespiti, Sorumluluk ve Mağdur Hakları
Yüksek kazanç vaadiyle yatırımcıları hedef alan lisanssız Forex platformları, son yılların en yaygın dolandırıcılık yöntemlerinden biri haline gelmiştir. Türk yargı organları (Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri), bu tür eylemleri sistematik bir suç faaliyeti olarak kabul etmekte ve hem cezai hem de hukuki süreçlerde mağdurları koruyan önemli ilkeler benimsemektedir.
1. Eylemin Hukuki Tanımı: “Nitelikli Dolandırıcılık”
Yargı, bu tür olayları basit bir ticari anlaşmazlık veya piyasa kaybı olarak görmez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, SPK lisansı olmadan kurulan internet siteleri veya mobil uygulamalar aracılığıyla;
- Yatırımcılara ulaşıp yüksek ve garantili kazanç vaat etmek,
- Sisteme para aktarılmasını sağlamak,
- Sonrasında çeşitli bahanelerle (vergi, komisyon, sistemsel hata vb.) yatırımcının parasını çekmesini engellemek veya sistemi kapatmak,
eylemleri bir bütün olarak, en başından itibaren mağduru aldatma kastıyla hareket edilen planlı bir organizasyondur. Bu eylemler, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nedeniyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturur ve bu suç, basit dolandırıcılığa göre çok daha ağır bir cezayı gerektirir.
2. Sorumluluğun Geniş Yorumu: “Hesap Sahibi” de Faildir
Bu tür dolandırıcılık şebekeleri, genellikle parayı toplamak için başkalarına ait banka hesaplarını veya paravan şirketleri kullanır. Mahkemeler, bu “aracıların” sorumluluğu konusunda net bir duruşa sahiptir.
Ağır Ceza Mahkemeleri, mağdurlardan gelen paraların toplandığı banka hesabının sahibinin, “Hesabı başkası kurdu, benim haberim yoktu” veya “Sadece komisyonumu aldım” şeklindeki savunmalarına itibar etmemektedir. Eğer hesap sahibi;
- Paravan şirketin resmi yetkilisi ise,
- Bankadan paraları bizzat çekmiş veya transfer etmişse,
- MASAK gibi kurumların raporlarında hesap hareketleri şüpheli olarak tespit edilmişse,
bu kişinin suç organizasyonunun bir parçası olduğu ve dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği kabul edilerek cezai sorumluluğuna gidilmektedir.
3. Mağdurun Hakları: Dava Sonunu Beklemeden Malvarlığını Güvenceye Alma
Ceza davası devam ederken, dolandırıcıların topladıkları paraları kaçırmalarını önlemek kritik bir öneme sahiptir. Hukuk sistemi, mağdurlara bu aşamada önemli bir korunma mekanizması sunar: İhtiyati Haciz.
Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf), mağdurun dolandırıcılara para gönderdiğini ispatlayan banka dekontları ve sahte “yatırım danışmanları” ile yaptığı WhatsApp veya Telegram yazışmaları gibi delillerin, alacağın varlığını ispatlamak için gereken “yaklaşık ispat” şartını karşıladığına hükmetmektedir. Bu delilleri sunan bir mağdur, ceza davasının sonucu beklenmeden, dolandırıcı şirketin ve yetkililerinin tespit edilebilen banka hesaplarına ve diğer malvarlıklarına ihtiyati haciz koydurarak parasını güvence altına alabilir.
Mağdurlar İçin Adım Adım Hukuki Yol Haritası
Mağduriyet yaşandığı andan itibaren, hak kaybını önlemek ve tahsilat şansını artırmak için planlı ve hızlı hareket etmek esastır.
- Delillerin Tespiti ve Muhafazası: Sürecin temeli delillerdir. Banka dekontları, para transferlerine ilişkin Swift/EFT kayıtları, şüphelilerle yapılan tüm yazışmalar (WhatsApp, Telegram, e-posta), sahte platformun internet sitesi ve işlem panellerinin ekran görüntüleri eksiksiz bir şekilde toplanmalı ve güvenli bir şekilde saklanmalıdır.
- Cezai Soruşturma İçin Suç Duyurusu: Toplanan delillerle birlikte, ikamet edilen veya zararın meydana geldiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na “Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan şikayet dilekçesi verilmelidir. Bu dilekçede, olaylar kronolojik olarak anlatılmalı, bilinen tüm şüpheli bilgileri (isim, telefon, şirket unvanı) paylaşılmalı ve deliller eklenmelidir.
- Alacağın Güvence Altına Alınması: İhtiyati Haciz Talebi: Bu, belki de en kritik adımdır. Ceza şikayetiyle eş zamanlı olarak veya hemen sonrasında, hukuk mahkemesine başvurularak paranın gönderildiği şahıs ve şirketlerin bilinen tüm malvarlıkları (banka hesapları, gayrimenkuller, araçlar) üzerine, dava sonuçlanana kadar bloke konulmasını sağlayan ihtiyati haciz kararı talep edilmelidir. Bu talep, şüphelilerin mal kaçırmasını önler.
- Maddi Zararın Tazmini İçin Hukuk Davası: Haksız fiil hükümlerine dayanılarak, şüphelilere karşı “Alacak Davası” açılır. Bu davada amaç, gönderilen paranın yasal faiziyle birlikte geri alınmasıdır. İhtiyati haciz kararı, bu davanın sonunda verilecek kararın infazını güvence altına alır.
Bilgilendirme Amaçlı Suç Duyurusu Dilekçesi
Feragatname: Aşağıdaki dilekçe taslağı, yalnızca genel bir bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendine özgü koşullar barındırır ve profesyonel bir avukat tarafından kişiye özel bir dilekçe hazırlanması önemlidir.
[ŞEHİR] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA
ŞİKAYETÇİ : [Adınız Soyadınız], (TCKN: ...), [Adresiniz]
VEKİLİ : Av. [Avukat Adı Soyadı]
ŞÜPHELİLER : 1- [Para Gönderilen Şirketin Tam Unvanı], (Mersis No/Vergi No)
2- [Para Gönderilen Şahıs Adı Soyadı], (TCKN: ...)
3- Tespit Edilecek Diğer Şüpheliler
SUÇ : Bilişim Sistemlerini Kullanmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f)
KONU : Şüphelilerin organize bir şekilde müvekkili aldatarak menfaat temin etmesi nedeniyle soruşturma başlatılarak haklarında kamu davası açılması talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
1- Müvekkil, [Tarih] tarihinde [...] numaralı telefondan kendisiyle iletişime geçen ve kendilerini SPK lisanslı bir aracı kurumun yatırım danışmanı olarak tanıtan şahısların hileli yönlendirmeleriyle [...] isimli platforma üye olmuştur.
2- Şüpheliler, müvekkile yüksek ve garantili kazanç vaat ederek, müvekkilin iradesini fesada uğratmış ve [Tarih Aralığı]'nda, şüpheli [Şirket/Şahıs Adı]'na ait [Banka Adı, IBAN] numaralı hesaba toplam [...] TL para göndermesini sağlamışlardır. (EK-1: Banka Dekontları)
3- Müvekkil, parasını çekmek istediğinde ise şüpheliler tarafından "vergi", "komisyon" gibi asılsız bahanelerle oyalanmış ve ek ödemeler talep edilmiştir. Nihayetinde şüpheliler, müvekkil ile olan iletişimi tamamen kesmişlerdir. (EK-2: İlgili Yazışma Kayıtları)
4- Yapılan incelemede, şüpheli şirketin SPK nezdinde bir kaydının bulunmadığı ve müvekkil adına Takasbank A.Ş.'de herhangi bir teminat hesabı açılmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar, eylemin en başından beri dolandırıcılık kastıyla yapıldığını göstermektedir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak eylemlerine uyan suçlardan kamu davası açılmasını vekaleten arz ve talep ederiz. [Tarih]
Şikayetçi Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
Hukuki Danışmanlığın Bu Süreçteki Kritik Rolü
Yukarıda özetlenen süreçler, hukuki bilgi ve tecrübe gerektiren karmaşık adımlar içermektedir. Forex dolandırıcılığı dosyalarında uzman bir avukatın rolü, yalnızca dilekçe hazırlamak değil, aynı zamanda:
- Delillerin hukuki değerini analiz etmek ve eksiklikleri gidermek,
- Doğru zamanda doğru hukuki hamleleri (özellikle ihtiyati haciz) yapmak,
- Soruşturma ve dava aşamalarını etkin bir şekilde takip ederek sürecin sürüncemede kalmasını önlemek,
- Mahkeme nezdinde hukuki argümanları en güçlü şekilde sunarak hak kaybını engellemektir.
Bu nedenle, maddi kaybın telafisi ve adaletin tesisi için profesyonel hukuki yardım alınması, bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görülmelidir.

