Türk Ceza Hukuku’nun çocukları koruma altına alan en net ve en keskin çizgilerinden biri 15 yaş sınırıdır. Bir diğer makalemizde ele aldığımız 15-18 yaş aralığının aksine, bir çocuk 15 yaşını doldurmamışsa, cinsel dokunulmazlık konusunda hukuki paradigma tamamen değişir. Bu yaş grubunda, çocuğun ne söylediğinin, ne istediğinin veya neye izin verdiğinin hukuken hiçbir anlamı yoktur. Kanun, bu yaştaki bir çocuğu “mutlak koruma kalkanı” altına alır.
EN ÖNEMLİ İLKE: RIZA HUKUKEN YOK HÜKMÜNDEDİR
Bu yaş grubu için anlaşılması gereken en temel gerçek şudur: 15 yaşını doldurmamış bir çocuğun cinsel bir eyleme yönelik rızası, kanun önünde mutlak olarak geçersizdir. Çocuğun “ben de istedim”, “zorla bir şey yapmadı” veya “o benim sevgilim” gibi beyanları, faili cezai sorumluluktan kurtarmaz.
Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK m. 103) Nedir?
15 yaşından küçük bir çocuğa yönelik her türlü cinsel eylem, bu madde kapsamında değerlendirilir. Maddenin ilgili kısımları, eylemin derecesine göre farklı cezalar öngörmektedir.
Türk Ceza Kanunu Madde 103 – Çocuğun cinsel istismarı
(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (…)
Suçun Farklı Görünümleri: Sarkıntılık ve İstismar
TCK 103, cinsel eylemleri niteliğine göre ikiye ayırır.
1. Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel İstismar
Tanımı: Çocuğun vücuduna yönelik ani, kesik ve süreklilik arz etmeyen cinsel içerikli temaslardır.
Örnekler: Çocuğu rızası dışında dudağından öpmek, kalçasına anlık olarak dokunmak (ellemek).
Cezası: 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıdır.
2. Cinsel İstismarın Temel Hali
Tanımı: Sarkıntılık düzeyini aşan, süreklilik gösteren diğer tüm cinsel eylemlerdir.
Örnekler: Çocuğun cinsel organlarını okşamak, kendi cinsel organını çocuğa sürtmek.
Cezası: 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.
Yargılama Süreci: Şikayet Aranmaz, Dava Durmaz!
Hukuki Sonuç: Kamu Davası
Bu suçun en önemli özelliği şikayete bağlı olmamasıdır. Devlet, suçu herhangi bir yolla öğrendiği an derhal soruşturma başlatmak zorundadır (resen soruşturma).
Şikayetten Vazgeçmenin Etkisizliği
Mağdurun ailesi şikayetçi olup sonradan vazgeçse bile, bu durum kamu davasının yürümesine engel olmaz. Dava sonuna kadar devam eder. Ayrıca cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Yargıtay Uygulamasında Önemli Ayrımlar: İstismar ve Taciz
Yargıtay, çocuklara yönelik cinsel dokunulmazlık suçlarında, eylemin niteliğini ve işleniş biçimini dikkatle inceleyerek önemli ayrımlara gitmektedir. Bu ayrımlar, verilecek cezanın belirlenmesinde kritik rol oynamaktadır. İşte bu konudaki iki temel ilke:
1. Fiziksel Temasın Niteliği: “Sarkıntılık” ve “Cinsel İstismar” Ayrımı
Çocuğa yönelik cinsel amaçlı fiziksel temaslar her zaman aynı kategoride değerlendirilmez. Yargıtay‘ın yerleşik uygulamasına göre bu noktada eylemin süresi ve yoğunluğu belirleyicidir:
- Sarkıntılık: Genellikle ani, kesik ve anlık hareketlerle işlenen, devamlılık arz etmeyen cinsel içerikli temaslardır.
- Cinsel İstismar (Basit Hali): Eğer sanığın eylemleri (sarılma, öpme, okşama gibi) ani ve anlık olmayıp, belirli bir süre devam etmişse, bu durum “sarkıntılık” düzeyini aşar ve cinsel istismar suçunun temel halini oluşturur.
Yüksek Mahkeme, eylemin birkaç saniyeden uzun sürmesi ve belli bir yoğunluk içermesi halinde suçu daha ağır olan “cinsel istismar” olarak kabul etmektedir. Ayrıca, 15 yaşından küçük bir çocuğa karşı işlenen bu tür suçlarda, çocuğun “rızası” hukuken geçersiz olduğundan, mahkemeler tarafından bir tartışma konusu dahi yapılmaz.
2. Fiziksel Temas Olmadan da Suç Oluşabilir: “Cinsel Taciz”
Çocuğa yönelik cinsel suçların işlenmesi için fiziksel temas şart değildir. Yargıtay, bu konudaki sınırları net bir şekilde çizmiştir.
Sanığın, 18 yaşından küçük bir mağdura yönelik cinsel arzu ve amaçla;
- Mesaj göndermesi,
- Sözlü olarak cinsel içerikli ifadeler kullanması,
- Cinsel içerikli görseller göstermesi
gibi eylemler, mağdurun vücuduna hiçbir fiziksel temas olmasa dahi Cinsel Taciz (TCK 105) suçunu oluşturur. Bu ilke, cinsel dokunulmazlığın sadece bedensel olarak değil, dijital ve sözlü iletişim yoluyla da ihlal edilebileceğini ve hukukun bu alanı da koruma altına aldığını göstermektedir.
Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği
[İLGİLİ ŞEHRİN ADI] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ : Adınız Soyadınız (T.C. Kimlik No: …)
MAĞDUR : Mağdur Çocuğun Adı Soyadı (Doğum Tarihi: gg.aa.yyyy)
ŞÜPHELİ : Şüphelinin Adı Soyadı, Bilinen Adresi
SUÇ : Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK m. 103)
AÇIKLAMALAR :
- Velisi bulunduğum 14 yaşındaki kızım/oğlum, şüpheli şahıs tarafından cinsel yönden istismar edilmiştir.
- Şüphelinin, çocuğumun saflığından faydalanarak kendisine cinsel içerikli eylemlerde bulunduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. Çocuğumun yaşı gereği iradesi sakatlanmıştır ve rızası hukuken söz konusu değildir.
- Bu fiili gerçekleştiren şüpheliden şikayetçiyim ve en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etmekteyim.
HUKUKİ NEDENLER : TCK m. 103, CMK ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM : Arz edilen nedenlerle, şüpheli hakkında soruşturma başlatılarak kamu davası açılmasına ve cezalandırılmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim. 01/07/2025
Müşteki (Mağdur Velisi)
Ad Soyad
(İmza)
Sıkça Sorulan Sorular
1. 14 yaşındaki çocuk ısrarla “ben istedim, şikayetçi değilim” derse ne olur?
Kesinlikle hiçbir şeyi değiştirmez. Suç, şikayete bağlı olmadığı için çocuğun veya ailenin şikayetçi olmaması soruşturmaya engel değildir. Rızası da hukuken geçersiz sayıldığı için bu beyan, faili cezadan kurtarmaz.
2. Fail de 16 yaşında bir çocuksa yine de bu kadar ağır ceza alır mı?
Failin de çocuk olması durumunda, “suça sürüklenen çocuk” olarak Çocuk Mahkemeleri’nde yargılanır. Yetişkinler için öngörülen cezalar, yaşına ve durumuna göre indirmli bir şekilde veya güvenlik tedbiri olarak uygulanır. Ancak eylem yine de suçtur.
3. Sadece cinsel içerikli mesajlaşmak, “sexting” yapmak bu suçu oluşturur mu?
Evet. 15 yaşından küçük bir çocukla cinsel içerikli yazışmalar yapmak, ondan cinsel fotoğraf istemek veya ona göndermek TCK 105 kapsamında “cinsel taciz” suçunu, eğer görüntüler de içeriyorsa TCK 226 kapsamında “müstehcenlik” suçunu oluşturur.
4. Mağdurun ailesi olayı kapatmak isterse ne olur?
Cinsel istismar suçu kamu düzenini ilgilendiren bir suçtur. Aile olayı kapatmak istese veya şikayetçi olmasa dahi, suç herhangi bir şekilde adli makamlara intikal ettiyse (örneğin okulun veya bir komşunun ihbarıyla), soruşturma ve dava süreci durdurulamaz.
5. Bu suçun cezası paraya çevrilir mi veya ertelenir mi?
Hayır. Cinsel istismar suçları için öngörülen hapis cezaları, kasıtlı suçlarda 1 yılın (bazı durumlarda 2 yılın) üzerindeki cezaların ertelenememesi kuralı ve suçun niteliği gereği ertelenemez veya adli para cezasına çevrilemez.
6. Çocuğumu hemen doktora götürmeli miyim? Adli rapor neden önemli?
Evet, bu çok önemlidir. Olayı öğrenir öğrenmez en yakın hastanenin çocuk izlem merkezine (ÇİM) veya adli tıp birimine başvurulmalıdır. Alınacak adli rapor, fiziksel bir bulgu olmasa bile çocuğun beyanlarının uzmanlar eşliğinde alınmasını sağlar ve davada çok güçlü bir delil teşkil eder.
7. Fail aileden biriyse süreç nasıl işler?
Bu durum, TCK 103/3 uyarınca cezayı artıran nitelikli bir haldir. Suçun üstsoy (baba, dede) veya vasi/eğitici gibi kişiler tarafından işlenmesi, verilecek cezanın yarı oranında artırılmasına neden olur. Süreç aynı şekilde işler fakat ceza çok daha ağır olur.
Feragatname: Bu makale, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Çocuğun cinsel istismarı, ceza hukukunun en ağır ve teknik konularından biridir. Bu tür bir durumla karşılaştığınızda, çocuğunuzun ve sizin haklarınızı korumak için yetkin bir avukata başvurmanız önemlidir.
