Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası (TCK 204)

resmi belgede sahtecilik suçu ve cezası

Toplumsal yaşamın düzeni ve hukuki işlemlerin güvenliği, belgelere duyulan itimada dayanır. Özellikle kamu gücünü yansıtan ve ispat gücü yüksek olan resmi belgelerin gerçeğe uygunluğu, hukuk devletinin temel taşlarındandır. Bu güveni sarsan eylemler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 204. maddesinde resmi belgede sahtecilik suçu olarak tanımlanmış ve ağır cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Bu suç, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir resmi belgeyi değiştirmek veya sahte resmi belgeyi kullanmak suretiyle işlenir ve kamu güvenini temelden zedeler.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunun Tanımı ve Yasal Dayanağı (TCK 204)

Bu suç, “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde yer almakta olup, failin sıfatına (kamu görevlisi olup olmamasına) göre farklı yaptırımlar öngörmektedir.

Kanun Metni ve Gerekçesi

TCK Madde 204 – Resmi Belgede Sahtecilik:
(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
Kanun metninin tamamına Mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Maddenin gerekçesinde, resmi belgelerin kamusal hayatta sahip olduğu ispat gücü ve bu belgelere duyulan güvenin korunmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Suçun oluşumu için, belgenin sahte olarak düzenlenmesi, değiştirilmesi veya kullanılması şeklinde seçimlik hareketlerden birinin yapılması yeterlidir.

Suçun Unsurları (Belge, Fiil, Aldatma Kabiliyeti, Zarar Olasılığı, Kast)

Bir eylemin TCK 204 kapsamında değerlendirilebilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması zorunludur.

  • Resmi Belge: Bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen yazılı evraktır. Örnekler: Nüfus cüzdanı, pasaport, diploma, mahkeme kararları, noter senetleri, tapu kayıtları, trafik tescil belgeleri, imza sirküleri.
  • Fiil (Seçimlik Hareketler):
    1. Sahte Olarak Düzenlemek: Mevcut olmayan bir resmi belgeyi baştan sona sahte olarak üretmek.
    2. Değiştirmek: Gerçek bir resmi belge üzerinde, içeriğini veya anlamını farklılaştıracak şekilde oynamalar (silme, ekleme vb.) yapmak.
    3. Kullanmak: Sahte olarak düzenlenmiş veya değiştirilmiş bir resmi belgeyi, hukuki bir sonuç doğurması amacıyla bir iş veya işlemde kullanmak.
  • Aldatma Kabiliyeti (İğfal Kabiliyeti): Bu, suçun en önemli unsurudur. Sahteciliğin, objektif olarak ortalama bir kişiyi aldatabilecek nitelikte olması gerekir. İlk bakışta kolayca sahte olduğu anlaşılan, kaba bir taklit, aldatma kabiliyetine sahip olmadığından bu suçu oluşturmaz.
  • Zarar Olasılığı: Suçun oluşumu için somut bir zararın meydana gelmesi şart değildir. Sahte belgenin kullanılmasının, bir kamu veya özel zararı doğurma potansiyelini taşıması yeterlidir.
  • Kast: Bu suç, taksirle işlenemez. Failin, belgenin sahte olduğunu bilmesi ve onu aldatma amacıyla kullanmayı veya düzenlemeyi istemesi, yani genel kast ile hareket etmesi gerekir.

Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Arasındaki Farklar (TCK 204 vs. TCK 207)

Kamuoyunda genel olarak evrakta sahtecilik cezası olarak bilinen yaptırım, aslında sahteciliğe konu olan belgenin niteliğine göre temelden farklılık gösterir. Kanun koyucu, kamu gücünü temsil eden ve ispat kabiliyeti daha yüksek olan ‘resmi belgeler’ ile kişiler arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen ‘özel belgeler’ arasında önemli bir ayrım yapmıştır. Bu ayrım, ceza miktarından, suçun şikayete tabi olup olmamasına ve yargılamanın yapılacağı mahkemeye kadar tüm süreci etkiler. Bu nedenle bir eylemin hukuki sonuçlarını doğru değerlendirebilmek için öncelikle belgenin ‘resmi’ mi yoksa ‘özel’ mi olduğunu tespit etmek gerekir.

KriterResmi Belgede Sahtecilik (TCK 204)Özel Belgede Sahtecilik (TCK 207)
Belgenin NiteliğiKamu görevlisi tarafından düzenlenen belge (diploma, kimlik, ruhsat vb.).Kişiler arasında düzenlenen belge (kira sözleşmesi, fatura, satış sözleşmesi vb.).
Temel Ceza2 yıldan 5 yıla kadar hapis.1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
Şikayet DurumuŞikayete tabi değildir, re’sen soruşturulur.Kural olarak şikayete tabidir (Zarar görenin şikayeti gerekir).
UzlaşmaUzlaşmaya tabi değildir.Uzlaşmaya tabidir.

Suçun Nitelikli Halleri ve Yaptırımları

Kamu Görevlisi Tarafından İşlenmesi (TCK 204/2)

Eğer sahtecilik eylemi, görevi gereği o belgeyi düzenlemeye yetkili bir kamu görevlisi tarafından işlenirse, ceza ağırlaşır. Bu durumda ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapistir. Bu hüküm, kamu görevlisine duyulan güvenin daha ağır bir şekilde ihlal edilmesini cezalandırır.

Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Belge Olması (TCK 204/3)

Eğer sahteciliğe konu olan belge, mahkeme ilamları, noter senetleri gibi, aksi ispatlanana kadar kesin delil niteliği taşıyan bir belge ise, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yargılama Sürecindeki Önemli Hukuki Kurumlar

  • İspat ve Sahtecilik İncelemesi: Resmi belgede sahtecilik davalarında en önemli delil, belgenin kendisidir. Belge üzerindeki imza, yazı ve diğer unsurların sahte olup olmadığına dair inceleme, Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Polis/Jandarma Laboratuvarları tarafından yapılan teknik incelemeler (grafolojik inceleme vb.) ile tespit edilir.
  • Etkin Pişmanlık: Resmi belgede sahtecilik suçu, TCK’da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği suçlar arasında sayılmamıştır. Bu nedenle, failin zararı gidermesi bu suç açısından bir ceza indirimi nedeni değildir.
  • Zincirleme Suç (TCK 43): Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, farklı zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla kez aynı suçun işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanır ve tek bir ceza verilerek bu ceza artırılır. Örneğin, aynı kişiyi dolandırmak amacıyla birden fazla sahte fatura düzenlenmesi halinde bu hüküm uygulanabilir.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu (TCK m. 204): Yargıtay’ın “Aldatma Kabiliyeti” ve “Kullanma” Yorumu

Resmi belgede sahtecilik, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, değiştirmek veya sahte olduğunu bilerek kullanmaktır. Bu suç, sadece kişileri değil, aynı zamanda kamunun belgelere olan güvenini de zedelediği için ciddi bir suç tipi olarak kabul edilir. Yargıtay, bu suçun unsurlarını ve sınırlarını kararlarında net bir şekilde çizmektedir.

1. Suçun Olmazsa Olmaz Şartı: “Aldatma (İğfal) Kabiliyeti”

Bir belgedeki sahteciliğin cezalandırılabilmesi için en temel ve vazgeçilmez şart, belgenin “aldatma kabiliyetine” sahip olmasıdır. Bu, belgenin sahteliğinin ilk bakışta ve kolayca anlaşılamayacak nitelikte olması gerektiği anlamına gelir.

Yargıtay‘ın yerleşik uygulamasına göre, sahteciliğin objektif olarak bir kişiyi kandıracak düzeyde olması gerekir. Eğer yapılan sahtecilik, son derece kaba, bariz ve acemice yapılmışsa ve belgenin sahte olduğu dikkatli bir incelemeye gerek kalmadan anlaşılabiliyorsa, aldatma kabiliyeti yok demektir. Örneğin, renkli fotokopi ile çoğaltılmış ve gerçek parayla hiçbir benzerliği olmayan bir banknotun aldatma kabiliyeti yoktur. Bu gibi durumlarda Yargıtay, suçun yasal unsurları oluşmadığı için sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtir.

2. Suçun İşleniş Biçimleri: Düzenleme, Değiştirme ve Kullanma

Resmi belgede sahtecilik suçu üç farklı şekilde işlenebilir:

  • Belgeyi Sahte Olarak Düzenleme: Bu, gerçeğe aykırı bir belgeyi sıfırdan oluşturmaktır. Yargıtay’a göre, bunun en tipik örneklerinden biri, bir başkasının yerine onun rızası olmadan imza atmaktır. İmza, bir belgeye hukuki geçerlilik kazandıran en önemli unsur olduğundan, izinsiz atılan bir imza, belgeyi sahte hale getirir ve suçu oluşturur.
  • Gerçek Bir Belgeyi Değiştirme: Mevcut ve gerçek bir resmi belge üzerindeki bilgileri silerek veya eklemeler yaparak değiştirmek de bu suçu oluşturur.
  • Sahte Belgeyi Bilerek Kullanma: Suçu işlemek için belgeyi bizzat düzenlemek veya değiştirmek şart değildir. Bir kişinin, başka biri tarafından sahte olarak düzenlenmiş bir belgeyi (örneğin sahte bir diploma veya kimlik), sahte olduğunu bilerek bir resmi işlemde veya başvuruda kullanması da aynı şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur.

3. Sahtecilik ve Diğer Suçlarla İlişkisi: “Gerçek İçtima” Kuralı

Resmi belgede sahtecilik, genellikle başka bir suç işlemek için bir “araç” olarak kullanılır. En sık karşılaşılan durum ise dolandırıcılık suçudur.

Yargıtay, bu gibi durumlarda “gerçek içtima” kuralını uygular. Bunun anlamı, failin her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılmasıdır. Örneğin, bir kişinin sahte bir diploma kullanarak bir kamu kurumuna iş başvurusunda bulunması ve işe girerek haksız yere maaş alması durumunda, fail;

  1. Sahte belgeyi kullandığı için Resmi Belgede Sahtecilik suçundan,
  2. Bu belgeyle insanları aldatıp haksız menfaat temin ettiği için de Nitelikli Dolandırıcılık suçundan

ayrı ayrı ceza alır. Bir suçun diğerinin aracı olması, cezalardan birinin ortadan kalkmasına neden olmaz.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

Feragatname: Aşağıdaki dilekçe taslağı, yalnızca genel bir bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Her dava dosyası kendine özgü delilleri ve koşulları barındırır. Hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek alınmalıdır.

[İLGİLİ ŞEHİR] AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NE

DOSYA NO      : [Dosya Numarası]
SAVUNMA YAPAN
SANIK         : [Adınız Soyadınız], (TCKN: ...)
MÜDAFİİ       : Av. [Avukat Adı Soyadı]
KONU          : Esasa ilişkin savunmalarımızın ve beraat talebimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR   :
1- Müvekkil hakkında, TCK m. 204 uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, suçun yasal unsurları somut olayda oluşmamıştır.
2- Öncelikle, suça konu belgenin aldatma (iğfal) kabiliyeti bulunmamaktadır. Belge, ilk bakışta sahte olduğu anlaşılabilecek kaba bir taklitten ibarettir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, aldatma kabiliyeti olmayan bir belge ile bu suç işlenemez.
3- (Alternatif Savunma) Müvekkilin, suça konu belgeyi düzenlemeye veya kullanmaya yönelik herhangi bir kastı bulunmamaktadır. Müvekkil, belgenin sahte olduğunu bilmemekte olup, bir başkası tarafından aldatılmıştır. Suçun manevi unsuru olan kast, müvekkil açısından gerçekleşmemiştir.
4- (Alternatif Savunma) Suça konu imzanın müvekkile ait olup olmadığına dair alınan kriminalistik inceleme raporu kesin ve net değildir / şüphe barındırmaktadır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, kesin delil olmadan mahkumiyet hükmü kurulamaz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, müvekkilin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından ÖNCELİKLE BERAATİNE karar verilmesini saygıyla talep ederiz. [Tarih]

Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

Hukuki Süreçte Uzman Avukat Desteğinin Stratejik Önemi

Resmi belgede sahtecilik suçlaması, ciddi hapis cezaları ve hak yoksunlukları gibi ağır sonuçlar doğurabilen, teknik bir suç tipidir. Belgenin niteliğinin tespiti, aldatma kabiliyetinin varlığının tartışılması, kriminal raporların doğru yorumlanması ve lehe olan delillerin mahkemeye sunulması, özel bir uzmanlık ve tecrübe gerektirir. Gerek haksız bir suçlamaya karşı savunma yapmak, gerekse bu suçun mağduru olarak hak aramak için, sürecin en başından itibaren bir ceza avukatından profesyonel destek almak, adil bir yargılama ve hak kaybının önlenmesi için elzemdir.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Resmi evrakta sahtecilik ağır ceza mahkemesinde mi görülür?

Hayır. Suçun faili sivil bir kişi ise (TCK 204/1), görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Ancak fail, görevi gereği belgeyi düzenleyen bir kamu görevlisi ise (TCK 204/2), bu durumda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olabilir.

Resmi belgede sahtecilik suçu paraya çevrilir mi?

Hayır. Bu suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırı 2 yıl olduğundan, TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Evrakta sahtecilik tutuklama olur mu?

Evet. Özellikle delillerin karartılma şüphesi veya kaçma tehlikesi varsa, soruşturma veya kovuşturma aşamasında şüpheli veya sanık hakkında tutuklama tedbiri uygulanabilir.

Başkasının adına imza atmanın cezası nedir?

Eğer imza atılan belge resmi bir belge ise, bu eylem TCK 204 kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur ve cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Eğer belge özel bir belge (örn: kira kontratı) ise, TCK 207 kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur ve cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir.

Resmi belgede sahtecilik suçu yüz kızartıcı suç mudur?

Evet. Yargıtay içtihatları ve doktrinde, sahtecilik suçları “yüz kızartıcı suç” olarak kabul edilmektedir. Bu durum, memuriyet, avukatlık gibi mesleklere girişte veya devamında ciddi sonuçlar doğurur.

Bu suç uzlaşmaya tabi midir?

Hayır. Resmi belgede sahtecilik suçu, CMK kapsamında uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almaz.

Sahtecilik incelemesini kim yapar?

Belge ve imza üzerindeki sahtecilik incelemeleri; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları’nda görevli uzmanlar tarafından yapılır.

Evrakta sahtecilik cezası paraya çevrilir mi?

Bu sorunun cevabı, sahteciliğin resmi bir evrakta mı yoksa özel bir evrakta mı yapıldığına göre değişir:

  • Resmi Evrakta Sahtecilik (TCK 204): Hayır, paraya çevrilemez. Bu suçun temel halinin hapis cezasının alt sınırı 2 yıl olduğundan, kanunen adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
  • Özel Evrakta Sahtecilik (TCK 207): Evet, paraya çevrilebilir. Bu suçtan dolayı hükmedilen hapis cezasının 1 yıl veya daha az süreli olması halinde, mahkeme bu cezayı adli para cezasına çevirebilir.

AHD Durak Hukuk Bürosu

Bu makale, AHD Durak Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Büromuz, avukatlık faaliyetlerini ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, Ağır Ceza Hukuku ve Aile Hukuku (Boşanma, Velayet, Mal Paylaşımı vb.) alanlarında sürdürmektedir. Burada yer alan içerikler, Türkiye Barolar Birliği'nin Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurma amacı gütmez.

📞 Hemen Arayınız